Memur ve memur emeklilerinin mali ve sosyal haklarını doğrudan ilgilendiren 2026-2027 yıllarına ait Toplu Sözleşme sürecinin yargı ayağında çok önemli bir hukuki gelişme yaşandı. Danıştay 12. Dairesi, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’nın, katsayı belirleme ve ücret artışlarını içeren maddelerinin iptali istemiyle açılan davayı karara bağladı.
Yüksek mahkeme, sendika üst kuruluşu olan konfederasyonların bu tür düzenleyici işlemlere karşı doğrudan dava açma hakkı bulunmadığına hükmederek davayı ehliyet yönünden reddetti.
“Dava Açma Hakkı Konfederasyonların Değil, Sendika ve Üyelerindir”
Danıştay 12. Dairesi, verdiği emsal niteliğindeki kararda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu hükümlerini esas aldı. İptal davalarında subjektif ehliyet koşulunun meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilişkisine dayanması gerektiği vurgulanan gerekçede şu çarpıcı tespitlere yer verildi:
-
Üyeler Memur Değil Sendikadır: Konfederasyonlar, kamu görevlilerinin değil, en az beş sendikanın bir araya gelmesiyle oluşan üst tüzel kişiliklerdir.
-
Doğrudan Uygulanma Olanağı Yok: Dava konusu olan Hakem Kurulu kararlarının konfederasyon tüzel kişiliğine doğrudan uygulanma şansı bulunmamaktadır. Karardan hakları ve menfaatleri doğrudan etkilenenler kamu görevlileri ve onların üye olduğu alt sendikalardır.
-
Sadece Bireysel Davalarda Temsil Yetkisi Var: Kamu görevlilerinin haklarını korumak adına ancak şahısların üye olduğu sendikalar ya da bizzat mağdur olan kişiler dava ikame edebilir. Konfederasyonların ise yalnızca üyelerinin isteğine bağlı olarak “bireysel (subjektif) işlemlere” karşı yargı önünde temsil yetkisi (hukuki yardım) mevcuttur.
Danıştay’ın Tarihi İçtihadı Dayanak Gösterildi
Yüksek mahkeme oy birliği ile aldığı kararda, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 03/03/2006 tarihli yerleşik kararını referans gösterdi. Mevzuata göre konfederasyonların, kanunun kendilerine verdiği özel yetki sınırları haricinde, yalnızca kendi tüzel kişiliklerini doğrudan hedef alan idari düzenlemelere karşı dava açabileceği anımsatıldı. Memur maaş katsayılarını belirleyen genel nitelikteki Hakem Kurulu Kararı’na karşı açılan davada konfederasyonun davacı sıfatı (ehliyeti) olamayacağı net bir dille karara bağlandı.
Temyiz Yolu İdari Dava Daireleri Kurulunda Açık
Danıştay 12. Dairesi, Esas No: 2025/5122 ve Karar No: 2025/4714 sayılı karar sonucunda şu hükümleri kurdu:
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davanın EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
- Kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolunun açık olmasına OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Bu kararla birlikte, toplu sözleşme zam oranları ve katsayı düzenlemelerine karşı benzer davaların bundan sonra konfederasyon düzeyinde değil, doğrudan ilgili hizmet kollarındaki sendikalar üzerinden açılması gerektiği hukuken kesinleşmiş oldu.

