Konuyu Türkinform’a değerlendiren uzmanlar, bazı bireylerde kontrolsüz ve aşırı sıvı tüketiminin “su zehirlenmesi” gibi ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirebileceğini belirtiyor.
Uzmanlara göre kısa sürede çok fazla su içildiğinde kandaki sodyum oranı düşüyor ve bu durum hücrelerin şişmesine neden olabiliyor. Özellikle beyin hücrelerinde oluşan şişme, hayati risk oluşturabiliyor.
Uzmanların dikkat çektiği tabloya tıpta “hiponatremi” adı veriliyor. Belirtiler arasında baş ağrısı, mide bulantısı, kas krampları, bilinç bulanıklığı ve ileri vakalarda nöbet yer alıyor.
BÜNYEDEN BÜNYEYE DEĞİŞİYOR
Uzmanlar, su ihtiyacının bünyeden bünyeye farklılık gösterdiğinin altını çizerek, yaş, kilo, fiziksel aktivite düzeyi, hava sıcaklığı, kullanılan ilaçlar ve mevcut hastalıkların günlük sıvı ihtiyacını doğrudan etkilediğini ifade ediyor.
Ağır spor yapan bir kişinin ihtiyaç duyduğu su miktarı ile masa başında çalışan birinin ihtiyacının aynı olmadığına dikkat çeken uzmanlar, aynı şekilde böbrek yetmezliği ya da kalp hastalığı bulunan kişilerde fazla su tüketimi ciddi risk yaratabileceğini belirtiyor.
Özellikle ileri düzey böbrek hastalarında kontrolsüz su tüketiminin faydadan çok zarar getirebileceği uyarısı yapılıyor.
NE ZAMAN İÇİLMELİ?
Yıllardır sağlık tavsiyesi olarak verilen “susamayı beklemeden için” yaklaşımının da yeniden değerlendirildiğine işaret eden uzmanlar, vücudun susuzluk mekanizmasının sağlıklı bireylerde oldukça gelişmiş olduğunu ve sürekli zorla su içmenin gerekli olmayabileceğini savunuyor.
Öte yandan özellikle yaşlılarda susama hissinin zayıfladığı, çocuklarda ise sıvı kaybının daha hızlı gelişebildiği için bu grupların daha dikkatli takip edilmesi gerektiği belirtiliyor.
İDRAR RENGİ GÖSTERGE Mİ?
Sosyal medyada sıkça vurgulanan “idrar tamamen şeffaf olmalı” söylemi de uzmanlara göre yanlış yorumlanıyor. Sürekli renksiz idrar, bazı durumlarda gereğinden fazla sıvı tüketildiğini gösterebiliyor. Ancak uzmanlar, açık sarı tonunun genellikle yeterli hidrasyon göstergesi olduğunu, tamamen renksiz idrarın ise aşırı su tüketimiyle ilişkili olabileceğini ifade ediyor.
SPORCULARDA RİSK BÜYÜK
Özellikle maraton koşucuları, ağır antrenman yapan sporcular ve yaz sıcaklarında uzun süre çalışan kişilerde “fazla su içme” kaynaklı elektrolit kaybı daha sık görüldüğü için uzmanlar, yoğun terlemeyle sadece su değil sodyum ve mineral kaybı da yaşandığını, bu nedenle sadece su yüklenmesinin bazı durumlarda dengeyi bozabileceğine dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre doğru yaklaşım, “ne az ne fazla” prensibi olurken, su tüketiminin yaşam tarzına, sağlık durumuna ve çevresel koşullara göre ayarlanması gerektiği vurgulanıyor.
Su, her ne kadar hayati bir ihtiyaç olsa da kontrolsüz tüketildiğinde vücudun mineral dengesini bozacağı için “çok su içmek her zaman iyidir” yaklaşımının bilimsel olarak her birey için geçerli olmadığı belirtiliyor.
