Türk otomotiv tedarik sanayisinin karşı karşıya olduğu fırsat ve riskler, Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği’nin (TAYSAD) düzenlediği 5’inci Tedarik Zinciri Konferansı’nda kapsamlı biçimde ele alındı. 18 Haziran 2026 tarihinde Crowne Plaza İstanbul Asia’da gerçekleştirilen etkinlik, “Küresel Regülasyonlar, Yerel Stratejiler” temasıyla sektör paydaşlarını buluşturdu. Otomotiv tedarik sanayisinin mevcut kırılganlıkları ve geleceğe yönelik dönüşüm ihtiyacı farklı oturumlarda değerlendirilirken; jeopolitik gelişmelerin üretim zincirlerine etkisi, maliyet yönetimi, sürdürülebilirlik yaklaşımı ve dijitalleşme süreçleri konferansın ana eksenini oluşturdu.
“Türkiye, stratejik konumunu korumalı”
Etkinlik kapsamında değerlendirmelerde bulunan TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Birinci, otomotiv tedarik sanayinin küresel sistem içindeki stratejik rolüne dikkat çekti. Birinci, “Dünya otomotiv sanayii artık yalnızca üretim teknolojileriyle değil, ticaret politikalarıyla da şekilleniyor. Avrupa Birliği’nin yeni sanayi politikaları, ‘Made in EU’ yaklaşımı ve küresel ölçekte güçlenen korumacı eğilimler, sektörümüzün rekabet koşullarını yeniden tanımlıyor. İklim değişikliğiyle mücadele amacıyla başlayan dönüşüm sürecinin bugün ticaret politikalarını da etkilediğini görüyoruz. Ancak çevreyi koruma hedefiyle başlayan bu dönüşümün zaman zaman rekabeti sınırlandıran uygulamalara evrilmesi, sektörümüz açısından dikkatle takip edilmesi gereken bir süreç. Bu nedenle Türkiye’nin Avrupa’nın değer zincirindeki stratejik konumunu koruması, sanayi diplomasisini güçlendirmesi ve sektörün ortak akılla hareket etmesi büyük önem taşıyor. V. Tedarik Zinciri Konferansı’nı da değişen küresel dengeleri tüm paydaşlarla birlikte değerlendirdiğimiz, riskleri ve fırsatları ortak bir bakış açısıyla ele aldığımız önemli bir platform olarak görüyoruz.” diye konuştu.
“İhracatımızın yüzde 85’ini Avrupa’ya gerçekleştiriyoruz”
Etkinliğin “Küresel Ticaretin Yeni Ekseninde Otomotiv” başlıklı panelinde konuşan Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı şunları söyledi: “Otomotiv sektöründe yaşanan dönüşümün temelinde karbon emisyonlarının azaltılması ve 2050 karbon nötr hedefleri doğrultusunda geliştirilen politikalar yer alıyor. Son yıllarda emisyonların azaltılmasına yönelik önemli ilerlemeler kaydedilirken, bugün bu dönüşüm ticaret politikalarını ve küresel rekabet koşullarını doğrudan etkileyen yeni bir döneme evrildi. Sektör olarak ihracatımızın yaklaşık yüzde 85’ini Avrupa pazarına gerçekleştiriyoruz. Bu nedenle Avrupa’da uygulamaya alınan yeni düzenlemeler, sınırda karbon uygulamaları ve yerelleşme politikaları sektörümüz açısından stratejik önem taşıyor. Rekabet gücümüzü artıracak yeşil dönüşüm yatırımlarının, kamu destekleri ve finansman mekanizmalarıyla güçlendirilmesi, sektörümüzün küresel pazarlardaki başarısını kalıcı hale getirecek en önemli adımlardan biri olacaktır.”
“Verimliliği artıracak yapısal dönüşümler hızlandırılmalı”
Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu ise “Küresel otomotiv sanayisinde yaşanan dönüşüm, üretim teknolojilerinin ötesinde ticaret politikalarını da yeniden tanımlıyor. Son dönemde birçok ülkede yükselen korumacı politikaların kısa vadede belirli sektörleri destekleyebileceği düşünülse de uzun vadede rekabet gücünü zayıflatma riski taşıdığına inanıyoruz. Türkiye otomotiv sanayisi, Avrupa’nın üretim ve Ar-Ge ekosisteminin önemli ve tamamlayıcı bir parçasıdır. Bu güçlü entegrasyonun korunması hem Türkiye hem de Avrupa sanayisinin rekabetçiliği açısından kritik önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüzün rekabet avantajını sürdürebilmesi için verimliliği artıracak yapısal dönüşümlerin hızlandırılması ve otomotiv sanayii ekosistemimizin ölçek ekonomisinden daha fazla faydalanabilecek bir yapıya kavuşması gerekiyor. Değişen küresel dengeler karşısında rekabetçiliğimizi korumanın yolu, korumacılıktan değil; güçlü sanayi altyapısından, verimlilikten ve uluslararası iş birliklerinden geçiyor” ifadelerini kullandı.
Maliyet yönetimi ve sürdürülebilirlik öne çıktı
Program kapsamında açılış konuşmalarını TAYSAD Yönetim Kurulu Üyeleri Tülay Hacıoğlu Şengül ve Reha Gür gerçekleştirdi. Ardından ekonomist Bader Arslan, küresel ekonomik görünümün Türk otomotiv tedarik sanayisine etkilerine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Etkinlikte ayrıca Toyota Finans ve İdari İşler Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Cem Kulu “Maliyet Yönetimi” başlıklı sunumunu yaparken, Toyotetsu Sürdürülebilirlik ve İs Sağlığı ve Güvenliği Müdürü Bahadır Gültekin “Scope 3 Kapsamında Tedarikçilerin Denetlenmesi” konusunu ele aldı. Ünsped Gümrük Müşavirliği ve Lojistik Hizmetler A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Dr. Faruk Şen ise “AB’nin Genişleyen STA Ağı Karşısında Türkiye: Asimetrik Tercihler ve Maliyet Yönetimi” başlıklı sunumuyla programa katkı sundu. Oturumun ikinci bölümünde düzenlenen “Korumacılık mı, Dönüşüm mü? Küresel Ticaretin Yeni Ekseninde Otomotiv” panelinde TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Birinci, OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı ve OSD Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu da değerlendirmeleriyle yer aldı. Panelde sektörün geleceğine ilişkin riskler, fırsatlar ve dönüşüm alanları farklı perspektiflerle değerlendirildi.
Etkinlikte ayrıca Beyçelik Gestamp Lojistik Müdürü Buğra Bingöl, “İç Lojistikte Otonom Dönüşüm: AGV Teknolojisi” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Program, TAYSAD Muhasip Üyesi Bülent Yazıcı ile futbol dünyasının tanınan ismi Yılmaz Vural’ın katılımıyla gerçekleştirilen özel oturumla sona erdi. TAYSAD 5’inci Tedarik Zinciri Konferansı; ana sponsor Ünsped Gümrük Müşavirliği ve Lojistik Hizmetler A.Ş., altın sponsor Cevher Jant Sanayii A.Ş. ve bronz sponsorlar Sistem Global Quandatum ile L.I.T. Lojistik Servisleri Ltd. Şti. katkılarıyla gerçekleştirildi. Etkinlik, otomotiv tedarik sanayisinin dönüşüm gündemini, küresel ticaretteki değişimleri ve sektörün geleceğine yönelik stratejileri farklı boyutlarıyla ele alarak başarıyla tamamlandı.
